Bir Deniz Subayının Başarı ve Kariyer Anatomisi Serisi-I

HALİS TUNÇ

Şimdiye kadar yazılarımda kendimi anlatmayı tercih etmedim. Bunun sebebi ülkemde bu denli anti demokratik, insan hakları kıyımını içeren post-modern soykırım suçları işlenirken, şahsımı anlatmayı etik bulmamamdandır. 

Dün şahsımı konu alan uzunca bir haber, Aydınlık Gazetesi eski istihbarat şefi Ceyhun Bozkurt ismiyle yayınlandı. İçeriğinde benimle ilgili manipüle amaçlı kullanılan kişisel bilgilerin sadece ve sadece Deniz Kuvvetlerinde olduğunu düşündüğünüz de; yazıyı yayınlayan kişinin Deniz Kuvvetlerindeki bazı kişilerin de içinde bulunduğu organize suç şebekesinin bir parçası olduğu açıkça görülmektedir.

Son zamanlarda, Devletin birçok kurumu içerisine çöreklenmiş kişiliksizlerin; tam bir organize suç şebekesi oluşturarak, iftira kazanlarında pişirdikleri akla izana sığmayacak uydurma verileri, yine kendilerinin yazdığı senaryolarda kullandıklarına ve bunları yine bu organize suç şebekesinin tetikçilik vazifesi gören yayın organları vasıtasıyla toplama enjekte edildiğine şahit oluyoruz.

Ülkede yaşanan hukuksuzlukları ve ülke aleyhine olan politikaları dile getirenlerin, organize bu şebeke tarafından; ufkumuzun, tahayyüllerimizin çok ötesinde kurgulanmış senaryolarla itibar suikastına maruz bırakıldıklarını müşahede ediyoruz. Topluma uygulanan psikolojik harekatın boyutları, düşmana dahi uygulanması düşünülemeyecek kadar iğrenç, milli, manevi ve ahlaki değerlere taban tabana zıt ve insanlık dışıdır. Hiçbir değer kaygısı taşımadan icra edilen psikolojik harekatın seviyesi ise, her geçen gün daha da geniş kesimleri kapsayacak şekilde şiddetlenmekte, yaşatılan acı ve travmalar, normal insan havsalasının alamayacağı boyutlara ulaşmakta, toplumsal barış ve huzur dinamitlenmektedir. 

Bu suç şebekesinin, post-modern soykırıma maruz kalan 100 binlerce insan içerisinden sadece küçük bir azınlığın, değil sokaklarda anayasal hakkını kullanarak protesto etmek, yaşanılan hukuksuzlukları sosyal medya üzerinden seslendirmesine dahi tahammülleri bulunmamaktadır. Öyle ki, kurgulanan senaryo planlayıcı ve uygulayıcıları hakkında en küçük bir paylaşımınız, 24 saat geçmeden tetikçi niteliğindeki yayın organlarında, baştan sona uydurma bilgilerle terörist, vatan haini olarak ilan edilmenize, bağımlı hale gelen yargı eliyle de infaz edilmenize yol açıyor. Maalesef bunu sağlamak için, işgal ettikleri bütün makamları kullanarak, yargıyı, basını, istihbaratı, kolluk kuvvelerini yanlış yönlendirmek de dahil, yasadışı ve gayri meşru her yola cüret etmektedirler.

Maalesef bu suç şebekesinin bir başı da Türk Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı’dır. Kendisinin 15 Temmuz Vaka-i Şer günündeki etkin rolü ile bilinse de bu yazı serisinde bu noktaya değinmeden 1.000 yıllık tarihe sahip Deniz Kuvvetlerindeki post-modern soykırım uygulamalarına değineceğim.

Peki soru şu: Şahsımı konu alan bu yazı durup dururken nereden çıktı? Tabi ki durup dururken ortaya çıkmadı. Her şey bu yazıdan sadece 15 saat önce twitter hesabımdan yaptığım, “Cihat Yaycı’nın kendi personelini kullanarak mahkeme kararlarını etkilemek için başvurduğu illegal yollar” ile ilgili paylaşımımla başlamıştır. 

Bu yazı benim şahsımı hedef almış olsa da aslında KHK ve kurum kararıyla ihraç edilen, işkence gören ve hapis yatan 40 bin asker (20 muazzaf+20 öğrenci) ile ilgilidir. Bu sürece katkı sağlayan post-modern soykırım aracı uydurma FETÖMETRE Kriterleri, şahsıma uyarlanarak, hukuki ve yasal tabanı olmayan bu gayri meşru kriterler üzerinden, İçişleri Bakanlığınca şahsımın terörist ilan edilmesi için karakter cellatlığı ve tetikçilik yapılmaktadır.

Bu yazı serisinde, Tümamiral Cihat Yaycı da içinde bulunduğu organize suç şebekesinin hazırlayarak servis ettiği, “Bir sosyal medya FETÖ’cüsü: Kumpasçı, darbeci, firari” başlıklı yazıda şahsımı terörist gösterirken kullanılan, manipüle edilmiş aşağıdaki FETÖMETRE kriterlerinin izlerini sürerek, bunların ne anlama geldiğini, 20 bin askerin nasıl terörist ilan edildiğini tek tek ortaya koyacağım.

Yabancı dil anormalliği (YDS/dinleme) 30 puandan fazla fark,

– İştirak ettiği yabancı dil kursları,

– FETÖ/PDY bağlantılı kişilerce verilen sicil,

Askeri Ateşe/ NATO Görevi / Yurt Dışı Sürekli Görev,

– Darbe girişimi esnasındaki durumu ve tutumu,

– Özellik arz eden bölümlerde görev safahati (belirlenen personel, istihbarat, muharebe elektronik bilgi sistemleri (MEBS) birimlerinde/kadrolarında (görev yapma),

İstihbarat, bilgi teknolojileri (OBİ) sınıfına geçme durumu,

– Harp Okulunu Bitirme Derecesi-Harp Akademisini Eğitimi Kazanma,

– Akademi eğitimi alma durumu,

– Astsubay Meslek Yüksek Okulunda görev yapma durumu,

– Mahkeme/savcılık tutanakları ve ifadelerinde adı geçenler ve değerlendirme,

– Özel İrtibat (İlgili kurumdan özel irtibat bilgisi bulunduğu bildirilen),

Bank Asya’ya para yatırma durumu.

– Adli durumu, kaçak/firarda,

Uzun sürecek serinin ikinci bölümünde, şahsımı karalamak ve itibarsızlaştırmak için de kullandıkları FETÖMETRE’nin en önemli kriterlerinden Yabancı Dil konusunu işleyeceğim. Ayrıca bu serideki konuları youtube üzerinden de sizlerle paylaşmayı planlıyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: